Özel derslerle ne amaçlıyoruz?
Toplu sınıf ortamları, öğrencinin yalnızca öğrenme sürecini yaşadığı değil, aynı zamanda sosyal açıdan akran ortamında bulunarak toplumun bir parçası olduğu ilk yerlerdir. Öğrenci, öğretmen kontrolünde akademik yönüyle birlikte bireysel özgüvenini ve ortak iş yapma becerilerini kazanır.
Özel ders ise hedefi olan bir süreçtir. Öğrencinin sınıf ortamında birçok sebeple öğrenemediği, oturtamadığı ya da pekiştiremediği konuları özel ders öğretmeniyle birebir ve planlı bir çalışmayla ele aldığı, tamamen akademik sorumluluk alıp odaklandığı eğitim biçimidir.
Özel ders, sosyal gelişimin sınıf ortamına devredilmesiyle birlikte akademik gelişimin en üst seviyesidir. Çünkü birebirdir ve öğrenci burada doğrudan öğretmeniyle karşılıklı etkileşim içinde ders alır.
Hedef
Dolayısıyla özel derslerde sonuç odaklılık en önemli kazanımımızdır ve bunun bir amacı vardır: sınav odaklılık.
Bu sınav, 8. sınıfın sonunda girilen LGS gibi uzun dönem hazırlık gerektiren bir çalışma olabileceği gibi yazılı sınavlar gibi daha kısa süreli çalışmaları da içinde barındırır.
Amaca giden tüm yolların bir planı vardır.
Ortaokul öğrencileri için bu plan haftalık periyotlardan oluşur. Öğrencilerle çalışmaya başladığımızda ilk hedefimiz haftalık planı oluşturmaktır. Öğrencinin bu sorumluluğu kazanmasını veli desteği, öğrencinin ders çalışma alışkanlığı ve kendi özgünlüğü belirler.
- Haftalık planÇalışmaya başladığımızda ilk iş
- Küçük hedeflerÖğrencinin özgünlüğüne uygun
- Periyodik planlarDüzenli takip ve güncelleme
- Sorumluluk disipliniBüyük amaca giden yol
Büyük amacımıza giden yolda öğrencinin özgünlüğüne uygun küçük hedefler, periyodik planlar ve öğrencinin sorumluluk duygusunu geliştirme disipliniyle yol alırız.
Üçlü bir sacayağı
Tabii ki üçlü bir sacayağı söz konusudur: öğretmen, öğrenci ve veli. Bu üç ayağın uyumu çok önemlidir; ancak en önemli ayağı öğrencinin kendisi oluşturur.
Sınav döneminde karşısına çıkabilecek zorluklara karşı öğrenciyi önceden hazırlar.
Sorumluluk alan, başarma hedefinde olan ve bu hedefin bilincinde emek vermek isteyen öğrenci.
İçinde sevgi dili olan, çocuğunu her şartta destekleyen aile ortamı.
Sorumluluk alan, başarma hedefinde olan ve bu hedefin bilincinde emek vermek isteyen öğrenci için iki ayak çok değerlidir: içinde sevgi dili olan, çocuğunu her şartta destekleyen aile ortamı ve sınav döneminde karşısına çıkabilecek zorluklara karşı onu önceden hazırlayan öğretmeni.
Başarının en önemli sırları
Farklı beceri ve karakterde birçok öğrenciyle çalışmış bir öğretmen olarak başarının en önemli sırlarından birinin, öğrenciyle öğretmen arasında kurulan bağın gücünde olduğunu düşünüyorum.
İletişim, biz öğretmenlerin en temel becerilerinden biridir.
Öğrencilerimizi hangi sınava hazırladığımızı ve bu sınava hazırlanırken öznel ve genel olarak ne gibi durumlarla karşılaşacaklarını önceden gören bir göz olmak, rehberlik ettiğimiz öğrencilerin ve ailelerinin hazırlık sürecini kolaylaştıracaktır.
Bu yüzden özel ders, doğru öğretmenle öğrencinin bir araya gelmesiyle verilen emeğin karşılığını en iyi şekilde almayı hedefler.
Ancak unutulmamalıdır ki mekanik bir işin içinde değiliz.
Yani bir ham maddeyi fabrikada belirli bir işlemden geçirip ortaya muazzam bir ürün çıkarmıyoruz, çıkaramayız da. Çocuk psikolojisi, sınav kaygısı, öğrencinin birey olma sürecinde yaşadığı ergenlik dönemi, odaklanma süresi, öğrencinin sorumluluk alma bilinci ve isteği gibi sınav dışında birçok pedagojik süreç olduğunu biliyoruz. Bunların hazırlık dönemine ve sınav anına etkisi de yadsınamaz.
Her şeyi geçelim; öğrencilerin öğrenme süreleri bile farklılık gösterir.
Öğrencinin ve ailenin tüm farklılıklarını, özgünlüğünü ve özelliklerini sınav hazırlık döneminde yönetecek ve yönlendirecek kişi olarak hayatınıza dâhil oluyorum.
Merak etmeyin, ben varım! :)
Eren Yiğit · Fen Bilimleri Öğretmeni